• Ana Sayfa
  • »
  • Tirebolu`da TURİZM patlaması...

Tirebolu`da TURİZM patlaması...

Yıllardır hep gündeme getirilen, ama bir türlü bu konuda herhangi bir aktivite ortaya konulmayan bir konu vardı Tirebolu’da. “TİREBOLU’NUN GELECEĞİ TURİZME BAĞLIDIR”.
Herkes bunu dile getiriyor, ancak bu konuda hiç kimse dişe dokunur bir aktivite ortaya koymuyordu. Aslında buna inanmayanlar da bir hayli çoktu. Gerekçe olarak da, “Tirebolu’da yaz mı var? Turist Tirebolu’ya gelip de yağmur altında şemsiye ile dolaşmayı bir turizm  aktivitesi  olarak kabul edip, memleketlerine döndüklerinde ‘çok güzel   bir tatil yaptık’ mı diyecek?” şeklinde karşı çıkışlarla Tirebolu’da turizmin şansı olmadığı tezini ortaya atıyorlardı. Ama, hiç akıllarına getirmedikleri bir gerçek vardı.

Tirebolu, Harşıt yoluyla hinterland olarak Kuzeydoğu Anadolu’ya bağlanmıştı ve bu büyük bir potansiyeldi. Son birkaç yıldır Tirebolu Plajlarına Trabzon ve ilçeleriyle, özellikle komşu Gümüşhane ve Bayburt  il ve ilçelerinden günü birlik ya da hafta sonu ziyaretleri bir hayli artmıştı.
Özellikle bu yaz Tirebolu’da gerçek bir turizm patlaması oldu. Gerçi, Tirebolu’da son birkaç yıldır özellikle seyyar turizme, yani özel araçları ile seyredenlere yönelik bazı yatırımlar oldu. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
Espiye-Tirebolu arasında:
Mavi Yeşil, 42 Çay Tesisleri, Beyaz Bahçe, Doğal Dükkan ve Halkovalı’da Aşgana Restaurant gibi gerçekten bilinçli işletmecilik yapan ve Tirebolu’nun yüzünü güldüren yatırımlar gerçekleşti.
Tirebolu; doğuda yeni adı Yalıköy,  eski adı Civil olan köyümüzden başlayan ve Espiye’nin sınırına kadar ulaşan  plajları ile Doğu Karadeniz’de haklı bir isim yapmıştı.  Ancak, Tirebolu’muzun büyük bir eksiği vardı. Elde ettiği bu şöhretin oluşturacağı turist akınına yanıt verecek konaklama tesislerinden mahrumdu.
Eren Pansiyon bu konuda yıllarca  tek isim olarak azim ve gayretle görev yaptı.
Yılgın Plajının işletmecisi büyük bir özveri ve gayretle, yanılmıyorsam geçen yaz Yılgın Otelini, sadece konaklama gereksinimini karşılayacak  şekilde hizmete sundu. Umarım en kısa zamanda diğer eksiklerini tamamlar ve Tirebolu turizminde bir eksikliğin giderilmesinde gayret ve katkısını devam ettirir. Azim ve başarıları nedeniyle kendilerini içtenlikle kutluyorum.
Şimdi esas vurgulamak istediğim konuya geleceğim. Gerçi bu yazacaklarım biraz reklama girecek ama, ben bunu gönüllü olarak yapacağım.
Çünkü, işleyeceğim konu, “BAL OTEL”. Espiye-Tirebolu arasına sahil yolu üzerinde, Doğancı Köyü sınırları içinde bir akaryakıt istasyonu ve bir de otel inşaa edildi. Otelin ismi BAL OTEL. Yukarıda, yazacaklarımın biraz reklama gireceğini özellikle vurguladım ve ben bunu zevkle yapıyorum. Çünkü, bu tesisin ne sahibini, eğer kirada ise ne kiracısını, yani patronunu kesinlikle tanımıyorum. Bayramın ikinci günü ailecek otelde bir yemek yiyelim dedik. İyi ki demişim. Çünkü hiç de beklemediğim güzelliklerle karşılaştım. Otelin girişindeki üç yıldızlı otel plakasını görünce: “Vay be Tirebolu’ya üç yıldızlı otel açılmış” diye hayretimi gizleyemedim. Dedim ya ismi Bal Otel ve gerçekten de bal gibi bir otel olmuş. Nasıl mı?
Şöyle ki; otelin kapalı havuzu, çok amaçlı salonu, roof barı, fitness spor merkezi, masaj salonu, Türk Hamamı ve restoranı varmış. (Bunları otel çalışanlarından değil de, Tirebolu’da haftada bir yayımlanan YEŞİL ÇOTANAK Gazetesindeki reklamından öğrendim) Ailecek otelin roof barına çıktık, harika bir manzara, bir tarafta Yılgın’a kadar ışıl ışıl sahil, diğer tarafta pırıl pırıl Espiye, arkada Domaçlı, Arageriş köyleri seyredenlerin adeta gözünü kamaştırıyor. Hele o gecenin sessizliğinde  Karadeniz’in kulaklara yansıyan şırıl şırıl sesi, insanın ruhunu rahatlatan bir musiki gibi huzur kaynağı oluşturuyor.
Roof barda görüştüğüm bir otel müşterisine nereden geldiğini sordum:
- Erzurum, dedi.
- Tirebolu artık Erzurum, Erzincan’ın Doğu Karadeniz’deki Amasra’sı oldu, diyebiliriz herhalde, dedim.
- Bana sorarsan Tirebolu belki bir Bodrum, bir Marmaris değil ama, Amasra’dan daha ileri bir Datça , bir Kaş diyebiliriz, dedi.
O gün gerçekten de hemen hemen Kilise Burnu ile Gölağzı arasında araç park edecek yer kalmamıştı.
Otelin otoparkı da tamamen dolu idi. Erzurum’lu:
- Dışarıda gördüğün araçların % 60’ı Erzurum ve Erzincan plakalı, dedi.
Amasra, Batı Karadeniz’de Tirebolu gibi harika bir doğal güzelliğe sahip. Ayrıca tarihi dokusunu da korumaya çalışmış. Güzelim evleri yıkıp beton yığını kurmamış. Tirebolu’nun Amasra’dan üstün tarafı ise harika plajları.
Bütün bunları neden yazdım? Yukarıda da dile getirdiğim gibi Tirebolu’da beklenen turizm patlaması ilk kez bu yaz gerçekleşti. Havalar da gayet iyi gitti. Ama bir Bal Otelle, bir Yılgın Otelle, bir Eren Pansiyonla bu patlamayı karşılama olasılığımızın olmadığı bir gerçek. Örneğin; Eren Pansiyonun işletmecisi, “Bu yaz ilk defa en az beş yüz kişiyi yer yokluğundan kabul edemedim” diyor.
Başka söze gerek var mı?


  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1559