• Ana Sayfa
  • »
  • BU NASIL TOPLUM OLDUK-NEREYE GİDİYORUZ?

BU NASIL TOPLUM OLDUK-NEREYE GİDİYORUZ?

Toplum olarak ileriye, gitmek okumak,üretmek, çalışmak,öğretmek,dostça, kardeşçe sadakat ile yaşamak varken neden uçuruma gidiyoruz.Ne oldu güzel Ülkemize?,ne oldu güzel ülkemizin güzel insanlarına ne oldu? Neden hep eskiyi özlüyoruz. Nereye gidiyoruz?

    Yeryüzünde bütün canlı ve cansız varlıklar doğar büyür ve zamanı geldiğinde ise ölür, yok olur ve unutulurlar. İnsanlar, hayvanlar ve bitkileri,  bütün canlıları düşündüğümde zaman zaman aralarındaki farkı anlamaya çalışırım. Aslında aralarında fazla bir fark var olduğunu düşünmüyorum.  . İnsanların hayvanlardan farkı sadece bedenleri ve beyin gücü ile çalışmaları, üretici olmalarıdır. Hayvanlar kümes vs.de insanlarda evlerde yaşıyor

      Hayvanlarda da duygu ve düşünce, sadakat var, onlarda kendi arasında konuşuyorlar. Karıncalar bile yazın çalışıp yiyecek toplayarak kışa hazırlık yapıyorlar. Bülbül gül ile koklaşıyor, gül bülbülün dilinden anlıyor. Kedi ve köpekler sahibine nasıl da sadakatlidir, kokusundan tanır. Ben  hiç  kedi ve   köpek sevmezdim. Bir kaç gün önce çarşıda iken acı acı miyavlayan bir kedi gördüm ve elimdeki simit parçasını  yemez dedim ama yinede kediye verdim, iştahla yedi. Ben hangi sokağa gittiysem kedi peşimden geldi. Bu beni çok duygulandırdı ve çarşıdan bir simit daha aldım kediye tekrar verdim. Evim çarşıya uzak olduğu için minibüs durağına geldiğimde kedi yine peşimde idi.

     Kedi ve köpek pek sevmediğim halde nasılda ilginç ama eve gelene kadar aklım o kedide kaldı. (Aslında kedi köpeği uzaktan severim çünkü onların tüylerine alerjim var. Alerjik astım hastasıyım.)Çünkü kedinin sadakati ve duyguları beni çok etkiledi. İnsanları ve bitkileri severim ama sanırım hayvanları da sevmeye başladım.Galiba hayvanlar insanlardan daha mı  çok vefalı dedim içimden.     Sonra düşündüm; Bizler onlara hayvan deriz ama insan olarak bizler o kedi kadar acaba sadık mıyız? , vefakâr mıyız?  ne yazık ki HAYIR.

      Hiç değilse hayvanlar birbirinin canına kıymıyor. Dostluğu biliyorlar. Bir ekmek parçasını cam kenarına bıraktığımda hep bakarım,  kuşlar bir lokma ekmeği bile arkadaşları ile paylaşır. İşte bu da beni çok etkiler.

     Ancak insanlara baktığımızda ahkâm keserler, herkes kendini düşünür, İnsanlar Allahın selamını verirken bile çıkarını düşünerek selam verir. Öyle bir dünyadayız ki değil paylaşmak herkes herkesin yediği bir lokma ekmeğinde gözü var. İnsanlar arasında artık sahte dostluklar var, sadakat, dostluk azaldı, sevgi ve saygı kalmadı. Ne yazık ki paylaşım azaldı, bitti.Kimin dostluğuna inanıp güveneceğimiz konusunda çelişki yaşıyoruz.Bugün çok iyi dost,yarın arkasını dönenler var.

     Gerek siyasi ve gerek başka nedenlerden dolayı insan insanın Azrail’ i oldu. Bu dünyada sevgi, şefkat ve dostça, kardeşçe yaşamak varken her gün farklı nedenlerden cana kıyıldığını üzülerek görüyoruz. Halen şehitler veriyoruz, ağlıyoruz, ağıtlar yakıyoruz. İnsanlık bu mu? Bu dünyada insana değer kaldı mı?

    Dört mevsim gelip geçiyor ama Ne kışın kar taneleri  ne baharın tüm güzelliği ve mis kokulu çiçekleri artık içimizi aydınlatmıyor.Çünkü ruhumuz üzüntülü, yüzlerimiz güleç değil.Türk ulusu olarak huzur ve barış istiyoruz ama hani nerede.

         BU NASIL TOPLUM OLDUK-NEREYE GİDİYORUZ…!

     Toplum olarak ne yazık ki ruhlar, duygular ve karakterler kirlendi. Teknoloji esiri olmuş,okuma özürlü bir ulus geleceğe adım atıyor.Donanımlı,kendi alanında yeterli eğitilmeyen,bilgi ve deneyimden uzak,alanında bilgilenmek değil sadece not almak için Üniversitelere gelen öğrencileri canı gönülden ve ciddi olarak eğitmeyen,sadece not vermek için o koltukta oturan  eğitimciler çoğunlukta olunca da,diplomalı cahiller çoğaldı.Yani Üniversite diploması var ama ne acı ki boş teneke olanlar arttı. Kütüphaneler boş, kitaplar tozlu raflarda mahzun, okuyucusunu bekliyor.İşte böyle olunca da okumayan, kulaktan dolma bilgiler ile ahkam kesen ,kültürden uzak,her türlü şiddetin olduğu, cahillerin, hatta güya diplomalı  okumuş cahiller çoğaldı ve toplumsal huzuru azalttılar.Doğrusu üzülmemek elde değil.Makamlar mevkiler amcası dayısı olanlar sayesinde oturduğu koltuktan anlamayan ama ahkam kesen bilgisiz yetkililer ile doldu taşıyor.Böyle olunca da hak etmediği koltuğa kurulan ama işini anlamayan,imzaladığı evrakı okumadan imzalayan,  beceremeyen yetkili  işi  anlayan memurun sırtından anlıyor gibi görünüyor, sonuçta kuyruk,sıra bekleyen zavallı vatandaş  vebalini çekiyor.Olan yine vatandaşa oluyor..

    Temennim; insan olduğumuzu bir gün fark etmek ve adaletli,dürüst, dostça, kardeşçe, sevgi ve saygı dolu, barış ve huzur içinde araştıran,helal para kazanan,çalışan,bilinçli,öğreten,üreten temiz toplum ile huzur ve barış içinde asla ve asla din,dil,siyaset,mezhep,maddiyat ne olursa olsun  el ele  yumruk olup,kardeşçe, dostça, el ele birlik beraberlik içinde her türlü fiziksel ve ruhsal şiddetten uzak, insanca bir toplumda,uçuruma değil  daha ileriye giderek yaşamaktır.

                                                                                                                                      SABİHA SERİN

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 362