BU BÖCEKLER VAR YA;

BU SİNEKLER DE CABASI…
Böcekler ve sinekler benden akıllı galiba. Benden değil de sizler hariç bizlerden de akıllı gibi görünüyorlar.

        Böceklere ve sineklere karşı: envayi çeşitlerde albenisi olan ilaçlar, ilaçları kullanmak için (körük-motor-pış pış) gibi çeşitli renklerde araçlar üretilip vitrin vitrin dizilip satılmakta ve promosyonlarla bu satış desteklenmektedir. Bu ilaçların  hepsi  bir savaş aracı olan (toptan,tüfekten,tanktan) hatta hatta savaş uçaklarından daha tehlikeli olduğunu biz bilemiyoruz, idrak edemiyoruz, ama savaş açtığımız böcek ve sinekler biliyor.

       Sigara satmak için tekelden,

       İlaç satmak için sağlık bakanlığından,

       Balık satmak için belediyeden,

       Sebze satmak için halden(v.b)  izin alınıyor. Bu yararlı maddeleri satabilmek için (yetki belgesi-ruhsat-tatil günü çalışma yetki belgesi) isteniyor da …

  36 bin volt elektrikten daha tehlikeli bu zehirler  (bakkallarda- seyyar satıcılarda-tezgahlarda) hiçbir izne tabi tutulmadan nasıl satılıyor.?

          Lütfen…!

         İlaçları bu güzelim tabiata vurmadan önce dışındakileri dikkatle okuyunuz.

         Yok edecekleriniz kazanacağınızdan az mı, yoksa çok mu?

        On beş maddelik uyarı metninden sadece şu çıkıyor: ‘’ Bu ilaç insana ve çevreye çok   çok zararlıdır.’’ O zaman neden bu zararı çevreye uyguluyoruz?.

        Çevreye  vereceği zararı bile bile yine kendimizi zehirliyoruz…

     ‘’Dikkat!’’…

       Çok tehlikeli zehirdir. Üretiriz, satarız ama: ‘’ oluşacak zararların hiç birinden sorumlu değiliz’’.


       Sonuç olarak; bu ilaçların atıkları, şişeleri su arklarında- su kaynaklarında ve her yerde. Allah  çevreye ve böceklere karşı açmış  olduğunuz savaşta  sizi başarısız  eylesin  ki  KURUNUN YANINDA YAŞTA YANMASIN . Amin!

       Evimize sinek (zehir) ilacı sıkıyoruz…Sinekler kaçıp dışarı çıkıyor. Biz ilaç sıktığımız yerde yatıp uyuyoruz. Şu sinekteki akıla bak…

       Sinek eve girmesin diye  elektrik pirizine sinek  kovan takıyoruz.

       Sinek gelip bakıyor. İçerde zehir kokuyor. İçeri girmiyor. Biz ne yapıyoruz? O zehirle o odada yatıp o zehri soluyarak uyuyoruz.

        O zaman sineğin aklı ile kendi aklımızı kıyaslayalım.

         Sonuç olarak: Kendi elimizle kendimizi zehirliyoruz. Kendi kendini zehirlemeyen  bir toplulukta  yaşamayı istemek hakkımız değil mi?

        Lütfen yaptığınızı yapmadan önce üç defa  daha düşünmeliyiz…

                                                                 Saygılar.
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1288